Sözlük, "tövbe'yi", "bir kötülüğü bir daha yapmamaya söz vermek"
şeklinde tanımlar. Bu tanım, tamamen insani bir çabayı anlatır ve sevap
kavramının özünü teşkil eder. Oysa Kutsal Kitap’a göre tövbe, kişinin
Tanrı'ya ve O'nun sözlerine iman etmesini engelleyen her şeye karşı olan
düşünceler veya tavırlar değişikliğidir. Kendi başına tövbe, insanın
yaşamını değiştiremez; çünkü bu ancak Kutsal Ruh'un yenileyen gücüyle
mümkün olabilir. Bir insana Mesih'in kimliği ve eylemlerinin eşsizliği,
iman etmenin getirdiği ayrıcalık ve insanın içinde bulunduğu çaresizlik
anladığında ve o insan "sadece ve sadece Mesih'e iman" ettiğinde, onun,
gerçek kurtuluş getirecek ölçüde tövbe ettiği kabul edilir.
Kutsal Kitap'ın hiçbir yerinde, Mesih'e iman etmenin, günaha
mahkûmiyetten kurtulmak için yetersiz olduğu ima edilmez. Pavlus,
Romalılar ve
Galatyalılar mektuplarında kurtuluş koşullarını anlatırken tövbe
kavramından söz etmez; Yuhanna da tövbe etmeyi bir kurtuluş koşulu
olarak saymaz. Ama tövbe, kurtuluş koşulunu tanımlamak için kullanılan
bir sözcüktür. Anlaşılan ‘tövbe’ ve ‘iman’ birbirlerine bağlı olan
kavramlardır. Birçok insan Yeni Antlaşma'da geçen tövbe sözcüğünü, "pişmanlık
duymak, günah yüzünden acı çekmek, günahtan dönmek" şeklinde yorumlar,
ancak pişmanlık duymak ve acı çekmek, tövbeyle aynı anlama gelmez. "Tövbe
etmek" fiili, yaşamın yenilenmesi (bu da Mesih imanlısı olmayanların
yapamayacağı bir şeydir) değil "düşüncenin değişmesi" anlamındadır. Eğer
bir kimse gerçekten ve derinden yaşamını değiştirebilseydi, bu durumda
Mesih'in çarmıhtaki ölümüne hiç gerek kalmazdı; üstelik Kutsal Yasa'yı
yerine getirmek de mümkün olurdu. Pavlus, Tanrı'nın ebedi tasarısına
göre bunların ikisinin de mümkün olmayacağını belirtir (bknz.
Galatyalılar Kitabı).
Yeni Antlaşma'da, yararsız ve yaşam içermeyen eylemlerden, Mesih, Tanrı
ve günah hakkındaki yanlış düşüncelerden tövbe etmekten de söz edilir.
Mesih imanlısı olmayanların kendilerini Mesih'e inanmaktan alıkoyan her
şey hakkındaki düşüncelerini değiştirmeleri gerekmektedir. Tövbeye çağrı
yapılan iki yerde insanların verdiği tepki "sözü benimsemek", "imanlı
olmak" ve "inanmak"tır.
Kaynakça: Kutsal Kitap
Elçilerin İşleri 2:38,41,44;
3:19-20;
17:30,34
Romalılar 1:18-3:20;
7:13-25
Filipililer 3:4-9
2.Petrus 3:9
Günah: Kutsal olan Tanrı'nın karakterine aykırı veya onu ihlal eden her hangi bir şey, günahtır.
Tövbe: Kişinin Tanrı'ya ve O'nun sözlerine iman etmesini engelleyen her şeye karşı olan düşünceler veya tavırlar değişikliği, tövbedir.
Kurtuluş: Kurtuluş, günahın cezası ve tutsaklığından kurtulmak ve Tanrı'yla barışmak demektir.